TV10 çalışanları Adalet ve Özgürlük nöbetindeydi

Her hafta Salı günleri İstanbul Adalet Sarayı önünde yapılan “Adalet ve Özgürlük İstiyoruz” nöbet eylemi bugün de devam etti. Tv10 çalışanları da eylemde hazır bulundu. Burada bir konuşma yapan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, baskılara karşı, adalet ve özgürlük için elele vermeliyiz” dedi.

PİRHA-İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, kapatılan Tv10, İMC Tv, Özgür Radyo, Özgür Gündem, İstanbul Tabip Odası, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın-İş’in Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde Salı günleri gerçekleştirdiği “Adalet ve Özgürlük İstiyoruz” nöbet eyleminin dördüncüsü bugün yapıldı.

Kapatılan haber ajanslarının, radyoların, televizyonların çalışanları, ihraç edilen akademisyenler, sağlık emekçileri, hukukçular, okuldan uzaklaştırılan öğrenciler adalet ve özgürlük taleplerini yinelediler.

“ADALET VE ÖZGÜRLÜK İÇİN ELELE VERMELİYİZ”

 Kapatılan TV 10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin “Kanalımız kapatıldığında bunun Alevi toplumuna dönük saldırı olduğunu söylemiştik ama saldırı sadece Alevi toplumuna değil, toplumun demokrasi isteyen tüm kesimlerine yönelmiş durumda” dedi. Büyükşahin, “Bunu aşmanın yolu tüm kesimlerin demokrasi, adalet ve özgürlük için elele vermesinde.” diye konuştu.

“JİNHA KADINLARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEK”

 Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan JINHA muhabiri  Rojda Oğuz “Büromuz çalışma alanımız olmayabilir ama sokaklar bizim ve kadınlar bizim yanımızda. JINHA kadınların sesi olmaya devam edecek” dedi.

“GERÇEKLERİ KARANLIĞA BIRAKMAYACAĞIZ”

Kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) İstanbul büro şefi Zuhal Atlan da, “Büromuz olmayabilir ama haberlerimizi yazmaya devam edeceğiz, gerçekleri asla karanlıkta bırakmayacağız” diye konuştu.

“GERÇEKLERDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi editörü Günay Aksoy, Genel Yayın Yönetmenleri Zana Kaya ve Yazı işleri Müdürü İnan Kızılkaya’nın hala cezaevinde olduğunu hatırlattı. Aksoy, “Tüm meslektaşlarımız engellerle karşılaşıyor. Haber yapma hakkı ve halkın haber alma özgürlüğü gasp ediliyor. Gazetemiz ikinci kez mühür de vursanız çıkacak. Gerçeklerden taviz vermeyecek.”dedi.

“YAN YANA DURMAKTAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK”

Kapatılan İMC TV çalışanıCandan Yıldız da, İMC TV çalışanlarının yüzde 50’sinin kadın olduğunu, kadınların iş güvencesinden daha da yoksun olduğu bir döneme girildiğini söyledi. Yıldız, “Yüzde 50’nin vatandaş sayılmadığı yeni bir Türkiye’nin inşasına gidiliyor. Yan yana durmaktan başka çaremiz yok” dedi.

“EZİLENLERİN DÜŞLERİNİ ANLATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Kapatılan Özgür Radyo çalışanı Derya Okatan ise, “21 yıldır AKP ve önceki iktidarların suç işlediklerini söyledi. Okatan, yeniden yayına başlayacağız. AKP iktidarının suçlarını anlatmayı, ezilen halkların düşlerini anlatmalarına aracılık etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

“ANFİLERDE DİRENİŞ DEVAM EDECEK”

Sticker yapıştırması gerekçesiyle İstanbul Üniversitesi’nden bir ay uzaklaştırma cezası alan öğrenci Buse Bayram da, 3 Ekim’de üniversite önünde başladığı direnişi yarın sonlandıracağını duyurdu. Bayram, “Üniversite önündeki  eylemin her günü gözaltı ile karşılaştık. Yarın kapı önündeki direniş bitiyor ama anfilerde direniş devam edecek.” ifadesini kullandı.

“MUHALEFETI KİTLESELLEŞTİRMELİ”

 Kocaeli Üniversitesi’nden ihraç edilen imzacı akademisyenlerden Yücel Demirer de konuştu. Demirer, muhalefeti kitleselleştirmek gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin hak ettiği mutlu, güzel geleceğe, eşit ve halkların barış içinde olacağı günlere çok yakın olduğundan eminiz” dedi.

“2 BİNDEN FAZLA SAĞLIKÇI İHRAÇ EDİLDİ”

 İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Samet Mengüç de, son KHK’lar ile iki binden fazla sağlıkçının ihraç edildiğini söyledi. Mengüç, “Sağlıkçıların görevleri sağlıksızlık varsa onu gidermek ve sağlıksızlığa yol açacak koşulları öngörüp önüne geçmektir. Bunu istedikleri için ihraç ediliyorlar.”

BAROLARA ÇAĞRI

 Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şube Başkanı Gökmen Yeşil, KHK’larla savunma hakkına getirilen kısıtlamalara dikkat çekti. Yeşil, “Avukatların müvekkillerinin haklarını korumakla görevli olduğu gibi barolar da toplumun haklarını korumak zorunda. Barolar bir an önce OHAL’le uygulaması artan faşizme karşı etkin mücadelede bulunmalı.” diye konuştu.

Tv10 Haberini Sen de Paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir