‘BU DAVA BİZİM DAVAMIZDIR’

“Herkes anlayabildiği kadar yaşar ve anlayamadığı şeyleri umursamadan ölüp gider… ”/Platon

Google’a TV10 yazarak arama yaparsanız, Afrikalı siyah insanlardan oluşan bir topluluğun ekranına, bir de bizim sazı, sözü, özü bir, Anadolu Alevilerinin Televizyonu olan, ‘Kanal 10’a’ ulaşıyorsunuz. Siyahların kanalını her mecrada; internette, kablolu tv’de veya uyduda ayırt edebiliyorsunuz; geçiyorsunuz çoğunlukla. Fakat bir Anadolu insanı iseniz ‘Bizim’ Tv10 kanalında az da olsa seyir eylemişsinizdir. ‘Kulak kabartarak’ veya ‘göz kaydırarak’ illaki izleye durduğumuz, rast gelende bir saz iki söze yarım türkü dinlediğiniz mutlaka olmuştur. Bu rast gelişler dışında, günün 24 saati Tv10 kanalını açık tutup, kısık sesiyle uyuyanlara da rast gelinmişliğin rivayeti vardır köylerde…

TV10 2011 yılından beri aralıksız Alevi toplumunun sorunlarını, ihtiyaçlarını, yol erkânını, Edirne’den Erzurum’a, Samsun’dan Hatay’a, Tokat’a, Adıyaman’a, Maraş’a, Mersin’e, İzmir’e, Tekirdağ’a, Abdal Musa’dan, Hacıbektaş’tan Sivas’a Banaz’a kadar, Türkiye’nin her tarafındanyaptığı yayınlarla ekranlarına taşıdı. Avrupa’ya ve Dünya’nın birçok bölgesine dağılmış Alevilerin hem sesi, soluğu hem aynası, ekranı, erkanı ve evinin bir parçası, sılasının penceresi oldu.

2016 yılı temmuz ayında darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL’in ardından 28 Eylül 2016 tarihinde KHK ile kapatılan ve mallarına el konulan TV10 çalışanlarının başlatmış olduğu ‘Cumartesi eylemleri’ devam ediyor. Eyleme televizyon çalışanları ve izleyicileri, çevreciler, köy dernekleri, demokratik kitle örgütleri ile Alevi Kurumları destek veriyor. İMC TV, Hayatın Sesi TV, Jiyan TV, Zarok TV, Van TV gibi birçok alternatif yayın kuruluşuyla aynı gün TÜRKSAT yayını kesilen TV10’un çalışanları ve Alevi Kurumları, 68 hafta boyunca İstanbul Galatasaray Meydanı’nda OHAL uygulamalarına ve hukuksuzluğa karşı bir ‘basın-medya direnişi’ gösteriyorlar.

Platon’un farkındalık ile ilgili eylediği vurgu bizleri TV10 izleyicisi, hedef kitlesi, yayın politikası, sosyal ve toplumsal misyonu, hedefsel amaçları ve organize olma biçimiyle ‘alternatif medya mücadelesi’ konusunda özgün bir örgütlenmenin farkında olmaya davet ediyor.

Tv10 Mücadelesi bir bütün olarak, tüm ötekilerin, farklı düşünenlerin ve Alevi toplumunun ekran ve kimlik mücadelesi aynı zamanda. Bu çok yönlü mücadele tam da bu noktada, ‘alternatif medya’ anlayışıyla toplumsal ve kamusal hizmet vermeye örnek, evrensel özgür basın mücadelesine de yeni pratikler ekleyen iyi de bir başarı göstergesidir. Türksat uydusundan hukuksuzca ve hiçbir gerekçe gösterilmeden indirilse de yayınlarına devam ediyor TV10.

‘Susmuyorlar’…

23 Şubat 2017’de Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve TMSF’ye devredilen TV10’un el konulan mal varlıkları, İstanbul İkitelli’deki merkez binada, dağıtılarak boşaltılıyor. Kanal yöneticisi Veli Büyükşahin, “Alevi toplumunun lokmalarıyla kurmuş olduğu TV10’u kapatmakla yetinmediler. Televizyonumuza el koydular. İki elimiz yakanızda olacak” dedi. Öyle de yaptı; Her Cumartesi günü Alevi Kurumlarıyla birlikte ‘Hak Arama Mücadelesi’ vererek, OHAL’de önemli bir ‘direniş’ örneği sergiledi. Ocak 2018’i yaşadığımız bu günlerde kanalın iki yöneticisi Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve kameramanı Kemal Demir gece evleri basılarak gözaltına alındı ve tutuklanarak cezaevine gönderildiler.

Yaklaşık 6 yıl boyunca azımsanamayacak bir izleyici kitlesine erişti Tv10. Düzenli yayın grafiği, günü dolduran çeşitlikteki farklı formatlarda özgün programları ile izleyicide bir ‘sürekli geri gelme’ oluşturabilmişse de Tv asıl potansiyelini, Alevi toplumundan alıyor; tüm renkleriyle onların kültürünü ekrana taşımayı yayın politikasının özüne oturtmuş olması, haber seçkisinden, program içeriklerine kadar tüm ekranın Alevi’ce bir fotoğraf vermesi ve Alevilerin penceresinden bakıyor olması bunu besliyor. Alevi Hareketi ve Alevi Kurumları’nın demokratik mücadelesi ile paralel bir kader yaşayan Alevi Medyası, Tv10 Mücadelesi ile aynı zamanda bir Alevilik mücadelesi de veriyor. 68 hafta boyunca Cumartesi eylemlerine destek veren bazı kurumların açıklamalarından oluşan bazı başlıklar, bu medya-toplum sahiplenmesi konusunda bizlere fikir verecektir.

“TV10 kapatılamaz” diyen Alevi pirlerinin TV10’daki nöbeti devam ediyor. . Özgür basının karartılması Malatya’da protesto edildi… İngiltere’deki Aleviler, TV10 Için Biraraya Geldi Tv10’un kapatılması Köln’de protesto edildi… Aleviler Tv10 için Garip Dede Dergahı’nda… Britanya Demokratik Güç Birliği Tv10 için alanlara çıkıyor. Meslek örgütleri, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Disk Basın İş ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti. TV10 ve pek çok kanalın kapatılmasına Balıkesir Edremit’te de tepki gösterildi…Gazetecilerden Bakanlar Kurulu’na çağrı: Bu hatadan dönün… DİSK Temsilcileri Tv10’u ziyaret etti. TV10’Un İstanbul Merkez Binasına Polis Baskın Düzenledi. Özgür Basın Çalışanları “Tek Sese Biat Etmeyeceğiz”. TV ve radyoların kapatılması Kadıköy’de protesto edildi. Sanatçılar Tv10’A Destek Için Okmeydanı Cemevinde Toplandı. TV10 Çalışanları ‘Sivil İtaatsizlik’ Eylemi Başlatıyor. TV10’un açılması için imza kampanyası başladı. TV10: Alevilerin Sesini Her Koşulda Yansıtacağız! Aleviler TV 10 için yine taksime çıkıyor! ABF: “AKP, BASININ SESİNE, KULAĞINA PRANGA VURDU”. TV10 Çalışanları Cumhuriyet Gazetesi’ni Ziyaret Etti. TV10 Çalışanları Adalet Ve Özgürlük Nöbetindeydi. Alevi pirleri kapatılan Tv10’nun açılmasını istedi. Ozan ve sanatçılardan Tv10’a destek sürüyor.‘ Sizin İktidarınıza Da Zulmünüze De Mahkum Değiliz’. Pir Celal Fırat: Alevilerin Sesi TV10’A Yapılan Zulümdür. ‘Hüseyin gibi, Pir Sultan gibi dik duracağız’. Pir Şevki Bakır: TV10 Alevilerin nefes borusuydu. Yaşam Savunucularından TV10’Un Kapatılmasına Tepki. Hakkın ve hakikatin sesini susturamazsınız! – Kapatılan TV’lerin hakları satılıyor. TV 10’UN SATIŞA ÇIKARILMASINA ALMANYA’DAKİ ALEVİLERDEN TEPKİ. LOKMALARLA KURULAN TV10 GASP EDİLİYOR. ÇEVRE DERNEKLERİ TV10 İÇİN EYLEM YAPACAK. ”TV10 TÜM EZİLENLERİN SESİYDİ”. Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) Heyeti Tv10’u ziyaret etti. ‘TV10’A YAPILAN BİR GASPTIR’. CEZALANDIRILMAK İSTENEN ALEVİ HALKI VE ÖĞRETİSİDİR. ‘TV10 ‘BİR ARADA YAŞANABİLİR’ DEDİĞİ İÇİN KAPATILDI’. ‘TV10 EVLERİMİZİN IŞIĞIYDI’. ALEVİ KURUMLARI: ‘BİZ KORKUYU KERBELA’DA BIRAKTIK!’. Kapatılan TV10 Çalışanlarından Eylem: Alevilerin Sesi Susturulamaz. -SUSMUYORUZ!

Toplumsal iletişimsizlik ve OHAL baskıları sebebiyle, alternatif basın ve medyada yeterince yer bulamamış, demokratik kamuoyunun gündemine de yeterince girememiş, toplumsal ve sosyal yanları yeterince irdelenmemiş bir destansı ‘direniş‘öyküsüdür aslında, Tv10 mücadelesi. ‘SUSMUYORUZ‘ ile sürekli yeni bölümleri çekilen, çok seyredilen bir aile dizisi gibi;… Bilen biliyor bir de Platon…

‘Alevilerin Lokmaları’yla kurulan bir televizyon Tv10. Ürettiği tüm programlarda bu ‘kutsal lokmalar‘ın izlerini bulmak mümkün. Müziklerden, görsellere kadar herşey doğal… Sivas’ın uzak bir Alevi köyünün cem evi çabasını ekrana taşımak, onların katkılarıyla program çekip, izlenir bir televizyon olmak kolay iş olmasa gerek. Benzin masrafı ilk akla geleni ama onunla da bitmiyor ‘iş‘; Tv10 2 yıl içerisinde yaklaşık 80 basın çalışanıyla yeterli donanımda stüdyolara sahip, bir uluslararası yayın kuruluşu durumundaydı. Ülkenin dört yanından ve çeşitli alanlardan halk programları çekip sunan Tv10, Avrupa Köln stüdyoları dışında İstanbul Beylikdüzü’deki bir apartman dairesinden İkitelli’deki Deposite AVM stüdyolarına ‘Gezi Eylemleri‘ başlarken geçebilmiş ve bu hazırlıksız koşullara rağmen alanlardan taşıdığı programlarla çok önemli bir halk yayıncılığı yaparak alternatif medya anlayışına da önemli bir pratik eklemiş oldu.

TV10; Bir Alternatif Medya Kuruluşu Fikri

Türkiye’de Siyasetin ‘Alevi çalıştayları’ ile gündemler yarattığı bir dönemde, tüm demokratik dinamikler gibi kendi mecrasında bir Alevi ekranı olarak başlamış özgün bir çalışma; 2011 sonunda TV10 logosuyla, Anadolu ve Pir Media yayın kuruluşlarının kendi ismiyle yönetilen, pozitif kültür ayrımcılığı temelli, çok dilli, kültür ve haber formatında 24 saat yayın yapan, RTÜK’e bağlı ilk ulusal kanal, Tv10… Bu ‘ilk’ olma durumu özgünlüğünün ibaresidir ki bir bütün hedef kitlesine ulaşabileceği dillerde, Kurmanci, Kurmançki, Ermenice, Arapça, vb… birçok dilde inanç ve kültür formatlı yayınlarıyla ilk kez bir ekran resmileşmiş, yasallaşmış, yayın yapmaktadır. Bu ‘Bizler’, ‘Ötekiler’ için ve tüm pozitif ayrım gerektiren ezilen topluluklar için önemli bir başarı ve kazanımdır, o günlerde. Tv10, etkin hedef kitlesi başta Aleviler olmak üzere, dilini, kültürünü, kimliğini arayan, dahası asimilasyon tehdidiyle öz benliğinin telaşında olan başta tüm etnik dil ve inanç grupları olarak tanımlıyor.

‘Alternatif Medya’ denince, akla ilkin, ‘herkesin söylediğinden, yaptığından, verdiğinden farklı bir dille‘ haberi yahut fikri, imajı sunmakmış gibi geliyor. ‘Amatör ruh’ çok az işliyor medyada ve özgür basın geleneği ile Alternatif medya anlayışı henüz yeteri kadar ‘dayanışacak’ durumda değil ‘BİZ’de.

Ortak paydalarda farklı birlikteliklerle çeşitli sanatçı, gazeteci, dernek yöneticisi, muhtar, dede ve bazen akrabalardan oluşan alternatif bir yeni medya anlayışı, TV10…
Türkiye’de 90’lı yıllarda çoğalmış renkli ekranların yerini uydu ve çanaklarla birlikte çok seçenekli, çok frekanslı Tv’ler alınca ‘kendiliğinden’ başlayıvermiş bir serüven bu aslında. Sürekli arayan bir ‘Amatör Ruh’ ile, Kanal Avrupa, Gala gibi deneyimlerden sonra SuTv, Dem Tv, Düzgün Tv, Kanal 12 televizyonlarının peşi sıra, bu birikimlerin şekillenmesi sonucu kurulmuş bir ‘ihtiyaci fikrin’ televizyonu, Tv10. Ayrıca Tv10, bu deneyimlerin üzerine doğal olarak bir araya gelmiş yayıncısı, gazetecisi, sanatçısı, yazarı, çizeri, gönüllü muhabirleriyle kurduğu kolektif bağ sayesinde, kültürü ve inancıyla bir bütün özgün bir sosyal grup olan Alevi toplumunun içerisinde büyüyüp genişlemiş bir televizyon kanalı. Bu yüzden Tv10 çalışanları kendilerini ‘hakikat yolcusu‘ olarak tarif ediyorlar. Çoğunluğu yarı gönüllü ve bir çoğu ‘lokma’lar ile çalışıyor. Kendiliğinden oluşmuş bir yolculuk bağı, doğal bir yoldaşlık ve yol hali olsa gerek bu. Alevilerin hukuksal davaları, özel günleri, Festivalleri, tarihsel bellekle bağları ve kültürel verileri ekrana taşındıkça, kendi evini bulan kuşlar gibi, her çalışanı bir başka kanat çırpışı ve bir başka hikayeyle yolunu kesiştirmiş Tv10 ile…

Tv10 BÜYÜK BİR AİLE

İlk gözle görünür yayınları; Sivas davası, Çorum, Maraş ve ötesi katliamlar, anmalar olan ‘Alevi Tandanslı’ kanalın Beylikdüzü’nde bir 6.kat dairesi olan stüdyosu, arşivi, çalışma arkadaşları ve teknik ekipmanıyla yaklaşık iki yıl yayın yapmıştır… Arşivlerde 2012, 2013 yıllarına ait Alevilerle ilgili yayınlanmış bir çok programa internet üzerinden erişmek mümkün. Yasal hakları OHAL ve KHK ile elinden alınan TV10 kapatılıp, hakkında dava açılana kadar geçen sürede, Türkiye medyası içerisinde, canlı yayınlarıyla yerinden haberciliği en çok konuşulan kanallardan birisidir. Süreli, günlük ve haftalık haber aktüel stüdyo programları ile Alevi toplumunun gündemini genişletirken bir yandan da sokaktan ve yerinden naklen yayınlar ile sürekli izlenir bir televizyon grafiği çizdi. Gezi Eylemleri aylarca her açıdan derinlemesine Tv10 ekranlarında izleyici buldu. Çok yoğun haber trafiğiyle geçen toplumsal olaylarda hızlı refleks gösteren, nadir yayın kuruluşlarından biri olan Tv10, Roboski’den Maraş’a, katliam anmalarından haklı protestolara, patlayan bombalardan, savaşın içerisinde yanan kentlere, seçim meydanlarından kent sokaklarının derinliklerine birçok gelişmeyi ekranlarına taşımıştır. En son Maraş Terolar’da yapılan kampa karşı Alevilerin direnişini 56 gün boyunca, naklen yayınlarla ekranlarına taşımış, tek yayın kuruluşudur. Bunun yanında alandan çektiği programlarla hemen tüm Alevi köylerini dolaşmış onlarca programmcısıyla toplum içerisinde genişleyen kadrosuylada bir temsiliyet oluşturmuş bir ‘kendiliğinden büyüyen aile’ olmuştur. Tv10 ailesi her çalışanı gibi izleyicisini de kapsar hale gelmiş ve köylerde uzak patikalarda karşılaşabilecekleri birer tanıdık durumunu almış, bunu hemen tüm kadrolarıyla başarmış bir hakikati var. Dedelerden dualar alan, ziyaretlerden kutsal bezler toplayan, inanan, itikatli ve işini aşkla yapan yol arkadaşları her dilde biz büyük bir aileyiz diyorlar; TV10 MÂLÊ MAYA (Tv10 Evimizdir)…

Tv10’un Misyonu

”Basın yayın ilkelerinden ödün vermeden, özgürlükçü, demokratik, halkçı, barışçıl ve şiddeti âmâsız ret eden yayın politikamızı kendimize rehber edindik. Toplumun dili, gözü, kulağı olduk.”

Tv1o yayın politikasını, pozitif kültür ayrımcılığı üzerine şekillendirmiş, hedef kitlesini Alevi toplumu ve tüm ‘ötekiler’ üzerine kurgulamış, demokratik kamuoyu ve Alevi kurumlarıyla bir perspektif doğrultusunda yayın yapan aslen bir kültür televizyonu. Yayın akışına ve kayıtlı RTÜK arşivine bakıldığında bir kaç küçük sıradan uyarı dışında yaklaşık 6 yıllık yayını boyunca hiçbir ceza almamış bir kanal. Tarihsel sürecine bakıldığında, birlikte kapatıldığı İMC, Hayatın Sesi gibi demokratik kamuoyunca yoğun ilgiyle izlenen alternatif kanallar arasında ‘Alevi’ tandansından dolayı özel ve özgün bir yeri olan demokrat anlayışı ve evrensel basın ilkeleri çercevesinde koyduğu misyona paralel hareket ettiği söylenebilir. “Ne kadar da çokmuşuz” dedirten bir yayıncılığı esas aldı. Farklılıkların birer zenginlik olduğunu bir kez daha gözlemleme becerisini gösterdi. Alevi coğrafyasını adım adım gezerek çizdi. ‘Alevilerin Sesi’ olmak, hakikati aktarmak ve başta Alevilerin olmak üzere tüm farklı inanç ve kimlikteki toplumların özgürce yaşayabilecekleri bir demokratik ortamın gelişmesine katkı sunmak olarak özetlenebilir bir misyon. Tv10 Televizyonunun ‘hakikati’, RTÜK resmi kuruluş başvurusunda sıraladığı 10 maddelik misyon ve vizyon çizelgesinde açıkça belirtilmiş pozitif ayrımcı, özgün maddelerden oluşmaktadır. Sesi sedası çıkmayan insanların elinde tuttuğu bir halk mikrofonudur TV10. Alevilerin sazından sözünden kulağa çalınan bir radyodur TV10; bazen bir fotoğraf sadece sessiz uzak köylerden karelerle bir duvar resmi;…

Tv10 hikayesi Uzun bir masaldır

Tv10 denince akla en çok ‘yol’, yolculuk ve ‘gitmek’ düşüyor…

Kemal Demir Tv10’un geniş ailesinin en çok ‘yol alan’, ‘yolcunun sahipliği’ni yapan bir emekçi. Canlı yayın aracının marka ismini değiştirip ‘ZARİFE’ yapan çoğunlukla ‘şoför Kemal’, iyi bir kameraman ve Tv10’un ilk kuruluşundan beri ne iş olsa koşturan bir Kemal. Anadolu’da onbinlerce km. yol yapmakla meşhur, bir Alevi gazeteci Kemal. Henüz yeni baba olmuşken evi basıldı ve cezaevine kondu. Gerekçeler yersiz olsa da bu rahatlıkla yapılabiliryor bu günlerde. Peşi sıra tüm bu çalışmaları yakından izleyen, aktif mücadele eden ve henüz aslen çeşitli mecralarda yayını devam eden Tv10 un iki yöneticisi yine evleri basılarak gözaltına alınıp tutuklandılar.

‘TV10 Etkin Gücünü Alevi toplumundan alıyor’

Alevilerin gönlünde önemli bir yer edinen TV10 çalışanları toplumun haber alma hakkının mücadelesini sürdürmekte kararlılar. Bu yüzden Aleviler ve kurumları en baştan itibaren Tv10’u sahiplendiler ve bugün tutuklamalarla devam eden hukuksuz baskılara karşı da ortak bir zeminde mücadele etmeye kararlı görünüyorlar. Aleviler Cumartesi Eylemlerini devir alırlarken bu davanın, Alevilerin davası olduğunu sahiplenme şiyarı olarak da deklare ettiler. Tv10 emekçileri olarak bu ortak demokrasi mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz.

‘YENİ KERBELA’YA KARŞI KOYACAĞIZ’ ‘
Bu Alevilerin Davası, Bu Bizim Davamız’
Tv10 Emekçileri

Tv10 Haberini Sen de Paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir