TV10 eylemi 42. haftasında: Bu alanlarda olmaya devam edeceğiz-VİDEO

PAYLAŞ

OHAL’in ardından çıkarılan KHK ile kapatılan TV10 çalışanlarının başlattığı eylem 42. haftasında da devam etti. TV1O Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, “İnsan hakları savunucularının tutuklanıp gözaltına alınıyor, siyasetçilere terörist deniliyor, adalet isteyenlere iftira atılmaya devam ediliyor” dedi.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan TV10’un çalışanları, televizyonlarının tekrardan açılması talebiyle 42 kez Galatasaray Meydanı’nda biraraya geldi.  “Alevilerin sesi TV10 susturulamaz” yazılı pankartla Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen emekçiler, “Özgür basın susturulamaz” ve “Susma susturma sıra sana gelecek” sloganını attı.

“BASINA OLAN BASKILAR DEVAM ETMEKTE”

İlk olarak söz alan TV10 Yönetim Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin, “Alevilerin sesi TV10 açılsın diye tam 42 haftadır buradayız. Burada bu alanda olmaya da devam edeceğiz. Çünkü halen basına olan baskılar devam etmektedir. Bugün yüzü aşkın gazeteci içer de birçok gazete ve televizyon kapatılmış durumda” dedi.

Nuriye Gülmen ve Semih Özaka’nın açlık grevlerine de değinen Büyükşahin, “İnsan hakları savunucuları tutuklanıp gözaltına alınıyor. Siyasetçilere terörist deniliyor, adalet isteyenlere iftira atılmaya devam ediliyor” dedi.

“EĞİTİM GİTTİKÇE DİNSELLEŞTİRİLİYOR”

Büyükşahin, “AİHM’in kararına rağmen halen zorunlu din dersleri uygulanıyor ve yine AİHM’in kararına rağmen Alevilerin ibadet alanı olan cemevleri yasal statüye halen kavuşmuş değil. Eğitim gittikçe dinselleşiyor ve cihat kavramı eğitim müfredatına alındı. Ve kalkıp ‘cihat eğitimi almadıkça matematik eğitimi almanın ne anlamı var’ diye açıklama yapıyorlar. Zorunlu din derslerinin, diyanetin kaldırılmasını ve tüm farklı inanç gruplarının daha özgür yaşamasını isterken maalesef eğitim dinselleştiriliyor farklı inançlar üzerindeki baskılar artmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de örgütlenmenin, kendini ifade etmenin ve habercilik yapmanın suç sayıldığını belirten Veli Büyükşahin konuşmasına şöyle devam etti:

“Bundan tam iki yıl önce Kobani’deki çocuklara oyuncak götürenler Suruç’ta katledildiler. Aslında onlar Ege’ye Trakya’ya gidip güneşlenip, tatil yapılacağına Kobani’deki çocuklara oyuncak götürüp, yeni bir yaşamın inşa edilmesini istiyorlardı.”

“TV1O’U KAPATAN ZİHNİYET FESTİVALLERİ DE YASAKLIYOR”

TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin 17. düzenlenmesi planlanan Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin yasaklanmasını da hatırlatarak, “TV10’u kapatan zihniyet aynı zamanda tüm festivalleri yasaklamaktadır. Sadece Dersim’de değil Karadeniz’de de birçok festivali yasaklayarak birlikte yaşamı engellemeye çalışıyorlar” dedi.

“DİKTA BİR YÖNETİM İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
Büyükşahin’den sonra söz alan Alevi hareketinden Servet Demir, “Anadolu birçok kavim ve kadim halka beşiklik etmiş, bütünleştirmiş ve birçok güzellikler oluşturmuş bir coğrafyadır. İşte bu güzel bahçeyi kurutacak bir zihniyet bugün Türkiye’de hakim olmaktadır.  Ve bu güzel ülkemizi dünya siyasetinde koparan yalnızlaştıran bir dikta yönetimi ile karşı karşıyayız. Mesele dert yanma meselesi değildir. Aşık Veysel’in dediği gibi ‘Dava insanlık davası ise bu davanın peşinde gitmek bir güzel Türkiye coğrafyası yeniden inşa etmek hepimizin ortak görevidir. Kürt Alevi Sünni demeden bir ortak güç oluşturmak zorundayız” dedi.

“DAHA DEMOKRATİK BİR YAŞAM İÇİN KOL KOLA GİRMELİYİZ”

Servet Demir son olarak şunları kaydetti:

“Türkiye’de yargıyı bağımsız kılmak, basını özgür kılmak ve daha demokratik bir ülke inşa etmek için kol kola girmek zorundayız. Bunun için OHAL’in derhal kaldırılması, siyasi parti başkanları ve milletvekilerinin serbest bırakılması ve kayyum atanan belediyelerin geri iade edilmesi gerek.”

“ÜLKEMİZİN DÖRT BİR TARAFI ZİNDANLARA ÇEVRİLMİŞ”

Demir’den sonra söz Munzur Çevre Derneği Üyesi Ali Yıldız ise, “Siyasi iktidar faşizmi hayatın tüm alanlarında uygulamaya ve sürdürmeye devam etmektedir. Ülkemizin dört bir tarafı zindanlara çevrilmiştir. Faşizm tüm muhalif kesimlere saldırmaya devam etmektedir. Ancak ezilen tüm kesim faşizme karşı direnmekte ve mücadele etmektedir. Yönetme krizi büyüyen iktidar doğayı talan edip derelerimizi ve çaylarımızı HES’ler ile yok etmektedir. Kar amaçlı yapılan bu doğa katliamları tüm hızı ile devam etmektedir. Cerahtepe’de Dersim’de derelerimize, doğamıza ve yaşam alanlarına yapılan bu saldırıları şiddetle kınamaktayız. Onlar bu kanlı politikaları ile belki kar oranlarını artırabilir ancak bir gün o köhne sarayları başlarına yıkılacaktır” dedi

“MUNZUR DOĞA VE KÜLTÜR FESTİVALİ HALKINDIR ENGELLENEMEZ”

“Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın mücadelesini destekliyor ve derhal serbest bırakılması istiyoruz” diyen Yıldız, “Doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkalım ve mücadelemizi büyütelim. Dersim’de festivali yasaklayan bu zihniyeti kınıyoruz. Kendi yandaşlarına her türlü imkanı sağlayan bu zihniyet halkın festivalini yasaklıyor. Munzur Doğa ve Kültür Festivali halkın festivalidir ve engellenemez” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here