TV10 çalışanları 48. haftada demokrasi ve özgürlük istedi

PAYLAŞ

TV10 Eyleminin 48. haftasında Galatasaray’da bir araya gelen TV10 çalışanları OHAL ve KHK’nin yarattığı mağduriyetlere dikkat çekerek Türkiye’de artık tam anlamıyla bir demokrasi ve özgürlüğün hakim kılınmasını istediler.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Tv10 çalışanlarının başlattıkları eylem 48. haftasında devam etti. “Alevilerin sesi Tv10 susturulamaz” pankartının açıldığı eylemde “Alevilerin sesi susturulamaz”, “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı. Eyleme bu hafta Sanatçı Doğan Çelik, Anadolu Erenler Cemevi Başkanı Ali Çiftçi, Cumartesi Anneleri, F Oturumu insanları ve TV10 izleyicileri katıldı.

“TELEVİZYONUMUZ AÇILSIN DİYE HAKKIMIZI SOKAKTA ARIYORUZ”

Eylemde ilk sözü TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin yaptı. Büyükşahin,Tam 48 haftadır OHAL ve KHK uygulamalarına son verilmesi ve basın, yayın üzerindeki baskıların kaldırılması ve demokratik bir yaşam için buradayız. Türkiye’nin birçok yerinde bizim gibi OHAL ve KHK’dan mağdur olanlar eylem yapmaktadırlar. İhraç edilen on binlerce kamu çalışanı ve emekçinin haklarını geri alma çabaları gibi, biz TV10 emekçileri, izleyicileri de Alevilerin lokmaları ile kurulan televizyonumuzu geri almak için hakkımızı sokakta arıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’DE ARTIK DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK HAKİM KILINMALI”

OHAL ve KHK ile oluşan mağduriyetler giderilerek Türkiye’de artık tam anlamıyla bir demokrasi ve özgürlüğün hakim kılınması gerektiğini belirten Büyükşahin, “Dün 1 Eylül Dünya Barış günüydü. Ancak Türkiye’de barıştan söz etmek mümkün değil. Yıllardır demokrasi güçleri, insan hakları savunucuları ve emekçiler sokaklarda barış talep ediyorlar. Bu ülkede artık savaş ve çatışmalar olmasın bir arada kardeşçe ve özgürce yaşamak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“İKTİDAR KENDİ YENİ REJİMİNİ İNŞA EDİYOR”

Türkiye’de binlerce insanın işinden emeğinden edilerek sürgün edildiğini vurgulayan Büyükşahin, Tüm bu haksız hukuksuz ihraçlar bu iktidarın kendi rejimini yeniden inşa ettiğini bizlere gösteriyor. İnsanları gerekçe göstermeden sürgün ederek boş kalan alanlara kendi kadrolarını yerleştirdiklerini ifade etti.

“17 EYLÜL’DE LAİK, BİLİMSEL EĞİTİM İÇİN MİTİNG YAPILACAK”

Bütün Alevi örgütleri ve eğitim kurumları eğitimin dinselleştirilmesine, cihatçı eğitim sisteminin getirilmesine, laikliğin ortadan kaldırılmasına ve yaşanan tüm bu haksızlıklara karşı 17 Eylül’de laik, demokratik, bilimsel bir eğitim için İstanbul Kartal Meydan’ında miting yapacaktır diyen Büyükşahin şu çağrıda bulundu:

Yapılan yeni eğitim müfredatında bilimden, laiklikten, özgürlükten, eşitlikten bahsetmek mümkün değil. Bu nedenle buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Biz TV10 çalışanları ve emekçileri olarak tüm Alevi toplumunu ve Türkiye’deki laik, ilerici kesimleri kardeşçe bir arada yaşamak için 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydan’ında yapılacak olan mitinge çağırıyoruz.

“İKTİDARI ELEŞTİREN HERKES BİR KHK İLE İHRAÇ EDİLİYOR”

Bugün yüzü aşkın gazeteci ve basın yayın çalışanın tutuklandığını belirten Büyükşahin, “Bu ülkede hükümeti, yönetimi ve devleti eleştirebilecek kim varsa bir KHK ile kapatılıyor ve ihraç ediyorlar. Korkarım ki bir gün bir KHK çıkararak siz Alevileri Sünni yaptık diyecekler. İşte tüm bu haksızlıklara ve zulme karşı artık OHAL ve KHK’lere hep beraber dur demeliyiz” dedi.

“AZINLIKLAR ORTA DOĞUDA KATLİAMLARLA KARŞI KARŞIYA”

Büyükşahin’den sonra söz alan Sanatçı Doğan Çelik ise, “Bugün Ezidiler, Aleviler, Kürtler ve Türkmenler gibi birçok azınlık orta doğuda katliamlarla karşı karşıya. Bu nedenle Türkiye dair birçok devlet demokrasiyi esas alırken insanların bir arada yaşayabilmesini de esas almalıdır. Biz Aleviler birlikte yaşamayı felsefe edinmişizdir. Hiçbir insana sen Kürtsün, sen Sünnisin veya sen Türksün diye ayrım yapmayız. Ancak biz Aleviler’in televizyon ve radyolarını kapatarak yeni katliamlara yol açıyorlar” dedi.

“ÇOCUKLAR ÖLSÜN DİYE BÜYÜTÜLMÜYOR”

Aleviler’in, Türkler’in, Kürtlerin ve herkesin çocuğu sokakta birlikte yaşayıp ve gezdiklerini belirten Çelik, “Kimse çocuğunu ölmesi için büyütmez. Bizler de bir insan olarak kimsenin çocuğunun ölmesini istemeyiz ve böyle bir lüksümüz de yok. Devlet artık biz Alevler’in radyo ve televizyonlarını geri açmalıdır. Ve biz türkülerimiz söylemeye devam etmeliyiz. Ancak bu şekilde birlikte yaşayabiliriz” diye konuştu.

Eylem Sanatçı Doğan Çelik’in  ‘Dağlara Küstüm Ali’ deyişini söylemesi ile son buldu. (PİRHA)

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here