Tv10 50. hafta eyleminde Hatun Tuğluk anıldı ve 17 Eylül mitingine katılım çağrısı yapıldı

PAYLAŞ

Çok önemli bir süreçten geçildiğini belirten Büyükşahin, “Yarın laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için Kartal Meydan’ında bir miting gerçekleştirilecek. Bu ülkede laiklik, kardeşlik ve demokrasi isteyen herkesin yarınki mitinge katılımını ve desteğini bekliyoruz. Ve biz TV10 emekçileri de yarın Kartal mitinginde olacağız” dedi.

“HATUN TUĞLUK’A YAPILANLAR YÜZYILLARIN TEKRARI”

Büyükşahin, “1400 yıl önce İmam Hüseyin Kerbelada katledildiğinde cenazesi ortada bırakılmış ve kafası kesilerek yezide götürülmüştü. HZ. Muhammed’in torunu ve İmam Ali’nin oğlu İmam Hüseyi’nin cenazesine bile işkence yapılmıştı. Adete bir dini rütüel niteliğinde cenazesini ortada kaldırılmayarak gelen geçenin işkence yapılması sağlanmıştı. Benzer olayları Dersim’de haksız ve hukuksuz bir şekilde idam edilen Seyit Rıza ve Alişer’lerde de yaşadık. Yani bu ülkenin tarihinde ölen insanların cenazelerine büyük bir zulmün yapıldığını biliyoruz. Hatun Tuğluk’un mezarına, cenazesine yapılan saygısızlığın, alçaklığın aynısını o tarihlerde de yaşadık. İnancı, ırkı, dili ne olursa olsun yaşamını yitiren tüm insanların cenazelerine saygı duyulmalıdır” ifadelerini kullandı.

“ALÇAKÇA SALDIRI ALEVİ VE KÜRT KİMLİĞİMİZEDİR”

Geçtiğimiz günlerde Hakka yürüyen HDP Eş Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Ana’nın cenazesi Ankara İncek’te toprağa sırlanmak istenirken alçakça bir saldırı sonucu tekrar topraktan çıkarıldığını belirten Büyükşahin şöyle devam etti:

“Hatun Ana Dersim doğumlu Kürt, Alevi bir kimliğe sahipti. Aslında Hatun Ana’nın cenazenin tekrardan topraktan çıkarılmasının nedeni, Alevi, Kürt ve Dersimli bir kimliğe sahip olmasıdır. Alçakça yapılmış bu saldırı Alevi ve Kürt kimliğimize yapılmış bir saldırıdır. Ve İnsanlığa yapılmış bir saldırıdır. Yapılan bu alçakça davranış ve saldırı asla unutulmayacaktır. Kerbeladan İmam Hüseyin’in başını kesip hakaret edenler Seyit Rıza ve Alişer’in cenazelerini halen bize vermeyenler ile TV10’nu kapatanların zihniyeti aynı zihniyettir” şeklinde konuştu.

“LOKMALARIMIZLA KURULAN TELEVİZYONUMUZU PEŞKEŞ ÇEKEMEZSİNİZ”

Alevilerin lokmaları ile kurulan ve milyonlarca değeri olan TV10’un lisansını ve mal varlıklarını TMS’ye devrederek satışa çıkardıklarını kaydeden Büyükşahin şunları belirtti:

Bize yapılan bu hukuksuzluğa karşı Ankara’da OHAL komisyonu ile görüşmek istedik. Komisyon ile görüşebilmek için dört ve beş askeri noktada geçirildik. Ancak ne başvurumuz kabul ettiler ne de bizlerle görüştüler. OHAL komisyonu hiçbir hukuki geçerliliği yok. Buradan OHAL komisyonuna bu ülkeyi yönetenlere ve TMS’ye tekrardan seslenmek istiyorum. Bizim lokmalarımızla kurduğumz televizyonu hiç kimseye peşkeş çekmezsiniz. Aksi taktirde bizim iki elimiz hep yakanızda olacak ve lokmalarımızın hepsi boğazına takılı kalacak. Mezarınızda dair rahat uyuyamayacaksınız.

“ÖZGÜR VE TARAFSIZ BASINI YILDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Büyükşahin’den sonra konuşan Radyo Dünya emekçisi Mine Kaynak, “Yaklaşık bir yıldır KHK gerekçe gösterilerek 15 yıldır emek yediğim ve kendi emeğimiz ile kurduğumuz Radyo Dünya’yı sabaha karşı gelip mühürleyerek ve kapattılar. Ve bütün teknik malzememize el koydular. Bizle birlikte o süreçte birçok basın yayın organı bu bahane ile kapatılıp ve el konuldu. Bu yapılan haksızlıkların ve hukuksuzlukların tek bir nedeni var. Bizlerin özgür ve tarafsız yayın yapmasıdır. Bu iktidar özgür ve tarafsız basını yıldırmaya çalışıyor. Ancak bizler yılmayacağız ve susmayacağız” dedi.

Radyomuz ve malzememiz sermayeye peşkeş çekiliyor diyen Kaynak, Tüm o malzemeyi kendi emeğimizle gecemizi gündüzümüze katarak bir araya getirmiştik. Tüm bu haksızlıklara karşı her hafta burada olacağız. Ve AKP’nin politikalarını ile KHK hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz. Bugün birçok basın çalışanı ve gazeteci düşüncesinden ve yazdıklarında dolayı haksız bir şekilde tutuklu bulunmaktadır. Belki yarın öbür gün bizleri de tutuklayacaklardır. Ancak biz susmayacağız ve yılmayacağız şeklinde ifade etti.

Radyo Dünya emekçisi Mine Kaynak son olarak ırkçı, faşist saldırılara uğrayan Hatun ana’nın cenazesine ilişkin şunları ifade etti:

Ankara’da Hatun Ana’nın cenazesine yapılanı şiddetle kınıyorum. Onlar biz bir mezarı fazla gördü biz onlar tüm dünyadaki mezarları bahşediyoruz. (PİRHA)

http://www.pirha.net/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here