Demokrasi paketinde toplumsal haklar yok bireysel haklar var!

PAYLAŞ

demokrasi_800x600ANKARA (DİHA) – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP hükümeti tarafından hazırlanan “Demokratikleşme paketi”ni açıkladı. Pakette anadilde eğitimin özel okullarda önünün açılmasının yanı sıra seçim barajına ilişkin 3 öneri sunulurken, okullarda okutulan “Andımız”ın ise kaldırıldığı belirtildi. Pakette, TMK’de hiçbir değişikliğin yer almaması dikkat çekti.
Başbakan Erdoğan, “Demokratikleşme paketi”ni Başbakanlık Yeni Bina’da düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Toplantıya Erdoğan’ın yanı sıra çok sayıda bakan ve milletvekili de katıldı. Erdoğan, paketi açıklamada önce hazırlanmasına katkı sunanlara teşekkür etti. Erdoğan, paketin koordinasyonluğunu yapan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’na ise ayrıca teşekkür etti. Erdoğan, “Akan kanın durması, gözyaşlarının dinmesi öncelikli olarak şehit ailelerinin arzusu ve temennisidir. İç barışı güçlendirecek her adım milletimizin en büyük temennisidir. Bu temel ile özgürlük alanını genişletiyor ve umudunu daha da çoğaltıyoruz. Bu paket ile şehitlerimizin uğruna can verdiği milletimizin birliğini ve kardeşliğini pekiştiriyoruz” diye konuştu.

‘Paket bir ilk değildir

Tarihi bir anı yaşadıklarını savunan Erdoğan, “Açıklayacağımız paket bir ilk değildir. Bir son da olmayacaktır” diye konuştu. Erdoğan, şartlar olgunlaştıkça ve siyaset güç kazandıkça yeni reformların yerini alacağını söyledi. Erdoğan, iktidarları döneminde tehditlere ve saldırıya rağmen kararlılıklarında vazgeçmediklerini ifade etti. Erdoğan, mücadelelerin siyasi zeminde verilmesi gerektiğini söyleyerek, “Hiçbir silah meşru demokratik hak talebinin yerini tutamaz. Yumruklar sıkılı ise ellerin birleşmesi mümkün değildir. Gönüller kapalı ise kalpler birbirine karşı kas katı kesilmişse oradan gönül birlikteliği çıkmaz. Fikirler değil silahlar konuşuluyorsa oradan çözüm olmaz. 11 yıl boyuca silahların konuşmasını önleyip fikirlerin konuşmasını sağlamak yönünde çalıştık. Sorunları siyaset kurumu çözecekse elbette halk ile birlikte çözecektir. Halka rağmen düzen kurmak isteyenler başaramadıysa halka rağmen adım atmakta mümkün değildir. Demokratikleşmeyi halkımızla birlikte yapmanın gayreti içindeyiz” iddiasında bulundu.

Tozpembe Türkiye tablosu!

Erdoğan, “Artık Türkiye’de kimlik dayatan, vatandaşlarının kökeni, inancı ve dünya görüşü ile uğraşan bir devlet yoktur. Vatandaşını asimile eden, taleplerini reddeden bir devlet anlayışı yoktur. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diye konuştu. Erdoğan, son 11 yılda hukuk ve demokrasi alanında “sessiz devrim” yaşandığını ileri sürdü. Erdoğan, Türkiye’de değişimin önündeki en büyük engelin 27 Mayıs dönemi olduğunu söylerken, paket açıklandıktan sonra da bu söylemlerin dile getirileceğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin “bölünme”, “gerileme” ve “parçalanma” gibi bir sorunu olmadığını ancak muhalefet sorunu olduğunu savundu. Erdoğan, paketten “ölümsüzlük iksiri” bekleyenlerin hayal kırıklığına uğrayacağını savunarak, “11 yıldır hiçbir reforma destek sunmayan sadece gerilim üreten bu zihniyetin, bugünkü reformlara destek sunmasını beklemiyoruz. Paketi en iyi ocağına ateş düşenler anlayacaktır. Bu paket ölümlerin son bulması, akan kanın durması noktasında son derece önemli bir adımdır. Bu paket bir kapı aralamaktadır. Bu paket 11 yıl önce hayali dahi kurulamayan hak ve özgürlükleri getiren bir pakettir” dedi. Erdoğan, paketin dayatmanın, müzakerenin veya pazarlığın eseri olmadığını ve demokratik hakların pazarlık konusu olamayacağını söyledi.

Anayasa vurgusu

Erdoğan, paketin saklandığı eleştirisinin temelsiz olduğunu ileri sürerek, “Pakette yer alan sorunlar Cumhuriyet tarihi boyunca var olan sorunlardır. Her bir sorun için öneriler dikkate alınmış ve çözümler ona göre şekillenmiştir. Gönül isterdi ki; sorunların kaynağı Anayasa yeniden yapılsa ve sorunlar kökten çözülmüş olsaydı. Sayıları gerekçe yapmadık ve komisyona eşit temsili getirdik. Orada uzlaşma söz konusu değil. 59 madde uzlaştınız gelin bunu hemen geçirelim dedik. Olmadı. Niye çünkü mesele bir iş yapmak değildir. Böyle bir muhalefet ile yeni bir anayasa mümkün olmadı” ifadesini kullandı.

Paketin referansları

Erdoğan, parti kongresinde yaptıkları açıklama ve seçim beyannamelerinin paketin referansını oluşturduğun vurguladı. Erdoğan, Akil İnsanlar Heyeti’nin çalışmalarının da kendilerinin referansı olduğunu savundu. AKP’nin 4. Büyük Kongresi’nde 63 maddelik bir vizyon açıkladıklarını söyleyen Erdoğan, bunların önemli bir çoğunluğunu yaptıklarını ileri sürdü. Erdoğan, paketin de bu kapsamda olduğunu belirtti.

Baraj ve hazine yardımı

Erdoğan, paketin içeriğine ilişkin ise şunları kaydetti: “Paketin reformlarının bir kısmı yasal düzenleme bir kısmı ise idari düzenlemeler ile hayata geçebilecekler. Öncelikle yasal düzenleme gerektirenleri sıralayacağım. Siyasi hakları genişletiyoruz. Bu kapsamda öncelikle seçim sistemini değiştiriyoruz. Türkiye’deki mevcut seçim sistemi tartışma konusudur. Mevcut seçim sistemi yüzde 10 barajı AKP’nin getirdiği bir sistem değildir. Biz tek seçenek sunmuyoruz. 3 farklı alternatif sunuyoruz. Mevcut sistem ile devam edebiliriz bu birincisi. İkincisi barajı yüzde 5′e çekip, daraltılmış bölge seçim sistemini uygulayabiliriz. Üçüncüsü ise ülke barajını tamamen kaldırarak dar bölge seçim sistemini getirebiliriz. Bu 3 seçeneği önümüzdeki günlerde tartışacak ve düzenlemeyi Meclis’e getireceğiz. Siyasi haklar alanında ikinci düzenleme devlet yardımı konusunda yapılıyor. Yardım kapsamı genişletiliyor. Siyasi partiler kanununun ek birinci maddeyi değiştirip, yüzde 7 olan oranı yüzde 3′e çekiyoruz.”

Örgütlenme düzenlemeleri

Siyasi partilerin teşkilatlanmalarına kolaylık getirdiklerini söyleyen Erdoğan, “İlçede teşkilatlanma için beldede teşkilat kurma zorunluluğunu kaldırıyoruz. Siyasi partilerde eş genel başkanlığın önünü açıyoruz. Seçim kanununu 15′inci maddesine ek yapıyor. Tüzüklerinde yer almak ve iki kişiyi geçmemek kaydıyla bu sistem uygulanacak. Siyasi partilere üyelikte engelleri kaldırıyoruz. Siyasi Partiler Kanunu’nun 11. maddesinde yapılacak değişiklik ile üye olmayı kısıtlayan engelleri kaldırıyoruz. Oy verme hakkına sahip olan herkesin siyasi partilere üye olmasının önünü açıyoruz. 15. maddenin b bendinde yer alan 6 maddeyi kaldırıyoruz. Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda imkanını getiriyoruz. Siyasi parti ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propagandada Türkçe dışındaki dillerde kullanılabilir. Siyasi Partiler Kanunu’nun 43′üncü maddesindeki kısıtlamayı kaldırıyor ön seçimlerde de farklı dil kullanımını getiriyoruz” diye konuştu.

Nefret söylemi düzenlemesi

Erdoğan, nefret söylemine düzenleme getirdiklerini belirterek, şunları ifade etti: “Belirli suçlar kişinin dili, milliyeti, cinsi, siyasi düşüncesi, dini ya da mezhebi nedeni ile işlenirse cezası artacak. Ayrımcılık ile mücadele için ceza süreleri arttırılacak. Bu sebeple işlenen suçun cezasını 1 yıldan 3 yıla çıkarıyoruz. Türkiye’de hiç kimse dilinden, ırkından, milletinden, renginden ve inancının gereğini yapmaktan dolayı ayrımcılığa maruz kalmayacak. Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurumu’nu kuruyoruz. Bu kurum gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılınacak. Yaşam tarzına saygıyı TCK ile güvenceye alacağız. Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin engellenmesini ceza kapsamına alıyoruz. Dini ibadet ve ayinlerin bireysel olarak engellenmesini de bu kapsama alıyoruz. Yaşam tarzına ilişkin tercihlere müdahale edenlere, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiriyoruz.”

Erdoğan, TCK’de belirli harflere ilişkin engelleri kaldırdıklarını belirterek, “Bir nevi klavyelere özgürlük getiriyoruz. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki Kanun’da önemli değişiklikler yapıyoruz. Toplantı yerlerinin belirlenmesinde katılımcılığı sağlıyoruz. Mülki amir ilgili yerlerle görüşüp karar verecek. Açık yerlerde güneşin batışından bir saat önceye kadar sürecek toplantılar, güneş batmadan sürecek şekilde kapalı yerlerde 23′e kadar yapılanlar 24′e kadar sürecek. Toplantı ve gösteride hükümet komiseri uygulamasına son veriyoruz. Artık Düzenleme Kurulu buna karar verecek. Kurul gerekirse dağılma kararı alacak ve durumu kolluk amirine verecek. Kanuna aykırı gösteri olursa düzenleme kurulu bunu sonlandıracak ve kolluğa söyleyecek. Düzenleme Kurulu bunu yapmazsa mülki amir yapacak” diye belirtti.

Özel okullarda anadilde eğitim

Erdoğan, eğitim ile ilgili düzenlemeleri şöyle sıraladı: “Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açıyoruz. Farklı dil ve lehçelerin seçmeli ders olmasının önünü açmıştık. Şimdi özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim mümkün hale getiriyoruz. 2923 sayılı kanuna yapacağımız ek ile farklı dil ve lehçelerde özel öğretim kurumu açılabilecek. Burada eğitim yapılacak dil ve lehçeler Bakanlar Kurulu tarafından tespit edilecek. Yönetmeliğini MEB düzenleyecek. Programlarını kanunda yer aldığı gibi MEB yapacak ve belli dersler Türkçe olacak. Köy isimlerinin değiştirilmesinin önündeki yasal engeli kaldırıyoruz. İl İdaresi Kanunu’nun 2′inci maddesinde yer alan dayatmayı kaldırıyoruz. Köylerin 1980′lere kadar yer alan isimlerini yeniden alabilirler. Bu İçişleri Bakanlığı’nın tasnibinde olacaktır.”

Nevşehir Üniversitesi’nin adı Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi oldu

Erdoğan Nevşehir Üniversitesi’nin adının Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi olarak değiştirildiğini söyleyerek, “Kişisel verilerin konulması hakkında yenilik getiriyoruz. Kişilerin özel bilgileri ilgisiz kişiler tarafından kullanılamayacak. Yardım toplamadaki kısıtlamaları kaldırıyoruz. Kurban ve fitre konusunda Türk Hava Kurumu’na yetki verilmiş ve anayasaya aykırı bir durum olmuştur. Yasal olarak buna son veriyor, ilgili kanunun 8′inci maddesindeki söz konusu hükmü kaldırıyoruz” dedi.

Başörtüsü yasağı ve ‘andımız’ kaldırılıyor

Erdoğan, idari düzenlemeler ile yapılacak değişiklikleri ise şöyle sıraladı: “Kılık-kıyafet yönetmeliğini değiştirerek başörtüsü yasağını kaldırıyoruz. Yönetmeliğin 5′inci maddesinde değişiklik yaparak kadın çalışanların giyimleri üzerindeki ayrımcı ihlalleri kaldırıyoruz. Resmi kıyafet giymek zorunda olan asker, polis, hakim ve savcıları bunun dışında tutuyoruz. İlkokullardaki andımız uygulamasını kaldırıyoruz. İlkokullarda da buna son veriyoruz. Mor Gabriel Manastırı arazisi manastır vakfına iade ediliyor. Bir haksızlığı gideriyoruz.”

Roman Dil ve Kültür Enstitüsü kurulacak

Erdoğan, Roman Dil ve Kültür Enstitüsü’nün kurulacağını belirterek, “Roman yurttaşlarımızın sorunlarına ilişkin çözüm önerileri için bunu kuruyoruz. Onların yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve eğitim alanındaki sorunların çözümü için adımlar atıyoruz. Roman Çalıştayı sonrası başlatılan çalışmalar hızlandırılacak” dedi. Erdoğan, paketin bu başlıklardan oluştuğunu ve en kapsamlı reform sürecini başlattıklarını iddia etti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here